21 Temmuz 2007

Dama Ruhuna El Fatiha!

Düşünme kapasitesi kendisine fazla gelen insanların yüzyıllardır başvurduğu dama oyunu sekiz kişilik beynelmilel bir grup tarafından öldürüldü. Kanada'daki Alberta Üniversitesinden Jonathan Schaeffer, Neil Burch, Yngvi Björnsson, Akihiro Kishimoto, Martin Müller, Robert Lake, Paul Lu, Steve Sutphen bu cinayeti "Chinook" adını koydukları bir bilgisayar programı yazmak suretiyle işlediler. Science dergisinde yayınlanan makalenin özetinde bu programın Deep Blue gibi güçlü bir sezgiye dayalı program değil, mükemmel oynayan - daima en doğru hamleyi yapan - bir program olduğu vurgulanmış. Yani bu program olabilecek en iyi dama oyuncusu. İşin oyun kuramını ilgilendiren en önemli sonucu ise oyunun değerinin bulunmuş olması: İki taraf da mükemmel oynarsa oyun berabere bitiyor. Yani beyaz ya da siyah galibiyeti garantileyemiyor. Bu da demek oluyor ki Chinook damada yenilmiyor. (Haberi okuduğum haber portalındaki espritüel bir okuyucunun yorumunu vermeden geçemeyeceğim: "damada yenilmiyorsa geline yenilir mutlaka ...")
Hepimizin kafasında oluşan en önemli soru ise bunu nasıl yaptığı. Öyleya, acaba Allah işlemcilerimize zeval vermesin deyip tüm olasılıkları deneterek biz bilgisayarcıların amiyane "amelelik" diye tabir ettiğimiz yoldan mı; yoksa zekice tasarlanmış takdire şayan bir yapay zeka ile mi sonuca ulaşıldı? Burada ismini bağırmak istemediğim bazı haber portallarımızın haberlerinden durumun hangisi olduğunu anlamak zor. İki portalda da 500 milyar kere milyar kombinasyonun hepsi yüklenerek deniyor ama devamında dünyaca ünlü dama oyuncularından yardım alınmış ifadesine de yer veriliyor. Bu akıllara bizim habercilerin yanlış anlamış olabileceği düşüncesini getiriyor. Madem tüm olasılıkları yüklemişler, adamcağızları ne diye uğraştırsınlar ki değil mi ama? Science dergisinin ağ sayfasında da sadece özeti ve yardımcı bir kaynağı görebiliyoruz. Bu ikisine biraz göz attım ama tüm olasılıkların yüklendiği ifadesini göremedim. Üstelik bazı algoritmalardan söz ediliyor. Chinook'un ağ sayfasındaki kaynaklarda da bu yönde herhangi bir şeyle karşılaşmadım. Belli ki adamlar tüm olasılıkları bir veritabanına yükleyip "Haydi bakalım efeler!" dememişler.
Tüm bunlar bir kenarda dursun, akla hemen damanın amcaoğulları satranç ve go geliyor. Misal, aynı şeyi satranç için de yapabilirler mi? Bir defa satrançtaki olası oyun sayısı damadakinden çoo...ok fazla. Üstelik yapay zeka yapımına da özdeş olmayan taşları yüzünden daha elverişsiz. Kısacası satrancı daha yıllar boyu güvenle oynayabiliriz. Go oynamak içinse çok daha fazla zamanımız var gibi görünüyor. Go da bunu özdeş taşlarına rağmen karmaşık yapısına, tabii biraz da 19x19 tahtasına borçlu. Buradan Yahoo'ya ve bilumum oyun sağlayıcılarına sesleniyorum: Derhal dama oyununu kaldırınız. Zira bir oyuncu ne kadar iyi olursa olsun karşısındaki rakibin Chinook olma ihtimali var. Ne diyelim, damaseverlerin başı sağolsun...

3 yorum:

Ali dedi ki...

2005'te yayinladiklari makale'de oyunun search space'inin 10^20 hamle oldugunu soyluyorlar. Bu kadar ihtimali deniyor olamazlar. Ne yaptiklarini cok anlamadim ama melez bir yaklasim var sanirsam, hem damacilardan yardim almis hem de denemisler herhalde. Yalniz aramayi neye gore yapiyorlar, yaptiklari hamlenin en dogrusu oldugunu nasil ispat ediyorlar onu cok merak ediyorum. Makaleyi anlamadim:) Bir de adamlar bu ise 1989'da el atmis.

akmurat dedi ki...

Ya şimdi tüm olasılıklar üzerinde bir kontrol olmak zorunda sanki. Mesela satrançta bile diyelim veziri götürüp direkt feda etmek bazen maç kazandırabiliyor. Şu hamle şundan kesin daha iyi demek aşırı zor. Gerçi damadaki hamleler daha az, daha homojen ve daha düzenli ama yine de bu zor bir iş, vakti zamanında okumak için alıp göz attıktan sonra kütüphaneye iade ettiğim Computer Chess Programming kitabındaki mantık ile böyle ispattır falandır feşmekandır biraz zor. Oyun kuramının kurallarına göre oynamak gerekiyor. Olabilecek tüm oyunları bir tree şeklinde organize edip(!!!) leaflerden çıkılabildiği kadar yukarı çıkıp o tree üzerinden hareket etmek kalıyor. Fakat bu olabilecek en amele yol. Adamlar bundan iyisini yapmışlar herhalde ki takdir edilmiş. Helal olsun...

Mesut dedi ki...

Dabi bazı şeyler denenmiş olabilir. Ama benm aklıma birşey geldi. Damada feda edilen taşı yemek mecburi diye bir kural var mıdır? Yoksa bunu türkler mi uydurmuştur? Varsa bu elemanlar bu kuralı hesaba katarak mı algoritmayı geliştirmişlerdir. Eğer hesaba katmadılarsa algoritma ve sistem çökelmez mi?

Dolores the Damaster