Eğer akıl baştayısa, gönülde ol tuşdayısa, ikisi bir işdeyise düşman bana kâr eylemez.
23 Şubat 2008
Finite Simple Group of Order Two
Finite Simple Group (of Order Two)
The Klein Four Group
The path of love is never smooth
But mine's continuous for you
You're the upper bound in the chains of my heart
You're my Axiom of Choice, you know it's true
But lately our relation's not so well-defined
And I just can't function without you
I'll prove my proposition and I'm sure you'll find
We're a finite simple group of order two
I'm losing my identity
I'm getting tensor every day
And without loss of generality
I will assume that you feel the same way
Since every time I see you, you just quotient out
The faithful image that I map into
But when we're one-to-one you'll see what I'm about
'Cause we're a finite simple group of order two
Our equivalence was stable,
A principal love bundle sitting deep inside
But then you drove a wedge between our two-forms
Now everything is so complexified
When we first met, we simply connected
My heart was open but too dense
Our system was already directed
To have a finite limit, in some sense
I'm living in the kernel of a rank-one map
From my domain, its image looks so blue,
'Cause all I see are zeroes, it's a cruel trap
But we're a finite simple group of order two
I'm not the smoothest operator in my class,
But we're a mirror pair, me and you,
So let's apply forgetful functors to the past
And be a finite simple group, be a finite simple group,
Let's be a finite simple group of order two
(Oughter: "Why not three?")
I've proved my proposition now, as you can see,
So let's both be associative and free
And by corollary, this shows you and I to be
Purely inseparable. Q. E. D.
Klein 4
19 Şubat 2008
Mavi Gözlü Adalılar Problemi
Prof. Tao'nun bloğunda anlayabildiğim yazılar gördükçe aktarmaya devam ediyorum. Bu defa konumuz bir mantık problemi: Mavi gözlü adalılar (blue-eyed islanders). Aynen dilimize aktarıyorum: (Kelime oyunu vs. yoktur.)

Düşündüyseniz muhtemelen şu iki savdan birinde karar kılmış olmalısınız:
Üzerinde bir kabile yaşayan bir ada vardır. Bu kabile değişik göz renklerine sahip 1000 kişiden oluşmaktadır. Fakat dinleri, kendi göz renklerini bilmelerini, hatta bunun üzerine herhangi bir müzakere yapmayı dahi yasaklamaktadır. Böylece, adadaki herkes, diğer herkesin göz rengini görmekte, fakat kendi göz rengini herhangi bir şekilde öğrenememektedir. Şayet birisi kendi göz rengini bir şekilde anlarsa yahut öğrenirse, dinleri gereği ertesi gün öğlen vakti meydanda herkesin şahitliğinde intihar etmek zorundadır. Kabiledeki herkes mükemmel bir şekilde mantıksal ve dindardır. Aynı zamanda herkes herkesin mükemmel bir şekilde mantıksal ve dindar olduğunu bilmektedir. (Herkes, herkesin herkesin böyle olduğunu bildiğini de bilmektedir. Ad infinitum...)Bu noktada soru üzerine biraz düşünmenizi tavsiye ederim.
Kabile 100 mavi gözlü, 900 kahverengi gözlü kişiden oluşmaktadır, ama kabiledekiler bunu bilmemektedir. (Bilselerdi diğer herkesin gözünü gördükleri için sayıp kendi göz renklerini bulabilirlerdi.)
Günlerden bir gün, adaya mavi gözlü bir yabancı gelir. Kısa zamanda kabilenin tam anlamıyla güvenini kazanır. (Yani bu adamın dediğine kesinlikle herkes inanacaktır.)
Bir akşam bu adam tüm kabileye misafirperverliklerinden ötürü teşekkür eder. Fakat kabilenin geleneklerinden habersiz olan bu şahıs gaflet içerisinde şöyle bir cümle kuruverir: "Dünyanın diğer ucundaki bu adada benim gibi mavi gözlü birinin olması ne kadar da garip!"
Sorumuz şu: Yabancı adamın bu gafının kabile üzerinde herhangi bir etkisi var mıdır? Varsa nedir?

Düşündüyseniz muhtemelen şu iki savdan birinde karar kılmış olmalısınız:
- Yabancının gafı kabiledekiler için herhangi bir şey ifade etmemektedir, çünkü zaten adada birçok mavi gözlü insan olduğu herkesçe malumdur. Kısacası yabancı yerlilere bilmedikleri bir şey söylememiştir.
- 100 gün sonra tüm mavi gözlüler intihar eder.
Önerme: Diyelim ki, n pozitif bir doğal sayı olmak üzere, adada n tane mavi gözlü insan olsun. O halde gaftan n gün sonra tüm n mavi gözlü kişi intihar eder.Esasında hangi savın doğru olduğu aşikâr, ama üzerine düşünme zevkini elinizden almak istemiyorum.
İspat: n üzerinde tümevarım yapıyoruz. n = 1 olsaydı o bir kişi mavi gözlü kişinin kendisi olduğunu anlar ve ertesi gün intihar ederdi. Diyelim ki n en az 2 olsun. O halde her mavi gözlü kişi şöyle düşünür: "Eğer ben mavi gözlü değilsem kabilede sadece n-1 mavi gözlü olabilir. Bu durumda n-1. gün tüm n-1 mavi gözlü intihar edecektir." Fakat n-1'inci günün akşamına gelindiğinde kimse intihar etmeyince tüm mavi gözlüler kendilerinin de mavi gözlü olduğunu anlarlar. Nitekim ertesi gün (yani n'inci gün) öğlen hepsi birden intihar eder.
16 Şubat 2008
ŞŞD II
"İnsanoğlunun değeri bir kesirle ifade edilecek olursa; payı gerçek kişiliğini gösterir, paydası da kendisini ne zannettiğini… Payda büyüdükçe kesrin değeri küçülür."
---Lev Nikolayevich Tolstoy
---Lev Nikolayevich Tolstoy
8 Şubat 2008
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)