The Unseen Sea from Simon Christen on Vimeo.
Magnificient:
Timelapse Montage from Mike Flores on Vimeo.
Eğer akıl baştayısa, gönülde ol tuşdayısa, ikisi bir işdeyise düşman bana kâr eylemez.
The Unseen Sea from Simon Christen on Vimeo.
Timelapse Montage from Mike Flores on Vimeo.
"Çok şey yapmak istiyorum. Şimdi de ekonomi ve tarih dallarına ilgim arttı. (...) Ama sırf matematik artık doyurmuyor beni. Matematiksiz yapamam tabi. Acaba dedim kendi kendime, çok şey yapmak isterken hiçbir şey yapamayacak mıyım? Matematik, felsefe, mantık, politika, edebiyat ve yeni yeni tarih ve ekonomi ilgilendiğim, çok sevdiğim dallar... Ne yapmalı, hangisine önem vermeli, matematik dışında... Bu saydığım dallardan bir tanesini çalışmasam, doyumsuz hissediyorum kendimi."
--Paris, 16 Ekim 1979
Üzerinde bir kabile yaşayan bir ada vardır. Bu kabile değişik göz renklerine sahip 1000 kişiden oluşmaktadır. Fakat dinleri, kendi göz renklerini bilmelerini, hatta bunun üzerine herhangi bir müzakere yapmayı dahi yasaklamaktadır. Böylece, adadaki herkes, diğer herkesin göz rengini görmekte, fakat kendi göz rengini herhangi bir şekilde öğrenememektedir. Şayet birisi kendi göz rengini bir şekilde anlarsa yahut öğrenirse, dinleri gereği ertesi gün öğlen vakti meydanda herkesin şahitliğinde intihar etmek zorundadır. Kabiledeki herkes mükemmel bir şekilde mantıksal ve dindardır. Aynı zamanda herkes herkesin mükemmel bir şekilde mantıksal ve dindar olduğunu bilmektedir. (Herkes, herkesin herkesin böyle olduğunu bildiğini de bilmektedir. Ad infinitum...)Bu noktada soru üzerine biraz düşünmenizi tavsiye ederim.
Kabile 100 mavi gözlü, 900 kahverengi gözlü kişiden oluşmaktadır, ama kabiledekiler bunu bilmemektedir. (Bilselerdi diğer herkesin gözünü gördükleri için sayıp kendi göz renklerini bulabilirlerdi.)
Günlerden bir gün, adaya mavi gözlü bir yabancı gelir. Kısa zamanda kabilenin tam anlamıyla güvenini kazanır. (Yani bu adamın dediğine kesinlikle herkes inanacaktır.)
Bir akşam bu adam tüm kabileye misafirperverliklerinden ötürü teşekkür eder. Fakat kabilenin geleneklerinden habersiz olan bu şahıs gaflet içerisinde şöyle bir cümle kuruverir: "Dünyanın diğer ucundaki bu adada benim gibi mavi gözlü birinin olması ne kadar da garip!"
Sorumuz şu: Yabancı adamın bu gafının kabile üzerinde herhangi bir etkisi var mıdır? Varsa nedir?

Önerme: Diyelim ki, n pozitif bir doğal sayı olmak üzere, adada n tane mavi gözlü insan olsun. O halde gaftan n gün sonra tüm n mavi gözlü kişi intihar eder.Esasında hangi savın doğru olduğu aşikâr, ama üzerine düşünme zevkini elinizden almak istemiyorum.
İspat: n üzerinde tümevarım yapıyoruz. n = 1 olsaydı o bir kişi mavi gözlü kişinin kendisi olduğunu anlar ve ertesi gün intihar ederdi. Diyelim ki n en az 2 olsun. O halde her mavi gözlü kişi şöyle düşünür: "Eğer ben mavi gözlü değilsem kabilede sadece n-1 mavi gözlü olabilir. Bu durumda n-1. gün tüm n-1 mavi gözlü intihar edecektir." Fakat n-1'inci günün akşamına gelindiğinde kimse intihar etmeyince tüm mavi gözlüler kendilerinin de mavi gözlü olduğunu anlarlar. Nitekim ertesi gün (yani n'inci gün) öğlen hepsi birden intihar eder.
Enneagram bir kişilik testi. İnsanları dokuz adet kişilik sınıfının birine veya birkaçına sınıflandırıyor. Sonuçlar isabetli çıkabiliyor. Denemek isterseniz:
Düşünme kapasitesi kendisine fazla gelen insanların yüzyıllardır başvurduğu dama oyunu sekiz kişilik beynelmilel bir grup tarafından öldürüldü. Kanada'daki Alberta Üniversitesinden Jonathan Schaeffer, Neil Burch, Yngvi Björnsson, Akihiro Kishimoto, Martin Müller, Robert Lake, Paul Lu, Steve Sutphen bu cinayeti "Chinook" adını koydukları bir bilgisayar programı yazmak suretiyle işlediler. Science dergisinde yayınlanan makalenin özetinde bu programın Deep Blue gibi güçlü bir sezgiye dayalı program değil, mükemmel oynayan - daima en doğru hamleyi yapan - bir program olduğu vurgulanmış. Yani bu program olabilecek en iyi dama oyuncusu. İşin oyun kuramını ilgilendiren en önemli sonucu ise oyunun değerinin bulunmuş olması: İki taraf da mükemmel oynarsa oyun berabere bitiyor. Yani beyaz ya da siyah galibiyeti garantileyemiyor. Bu da demek oluyor ki Chinook damada yenilmiyor. (Haberi okuduğum haber portalındaki espritüel bir okuyucunun yorumunu vermeden geçemeyeceğim: "damada yenilmiyorsa geline yenilir mutlaka ...")
